Che Guevara’nın Marksizmi – İnsan, Devrim, Enternasyonalizm

  CIA ve Bolivyalı işbirlikçileri tarafından katledilmesinin 50’nci yılında bu büyük devrimciyi, kurulu düzenle uzlaşmazlığın nesiller ötesi sembolü haline gelmiş Che’yi anıyoruz. Guevara’nın marksizmi özgündür, antibürokratizmiyle, enternasyonalizmiyle ve insanlığın kurtuluşunu tekrar devrimin merkezine oturtmasıyla sosyalist fikriyata ve eyleme yeni bir soluk getirir. Fakat devrimci bir anma, gayrı-eleştirel bir övme seansı değildir. Che’nin kuramsal ve stratejik […]

Şubat’tan Ekim’e: Devrim ve Ulusal Sorun

  1917 yılının Şubat’ından Ekim’ine geçen süre, onyıllardır süren devrim tartışmalarının pratikte sınandığı, Lenin’in Nisan Tezleri ile birlikte Bolşeviklerin başka bir stratejik düzleme geçtiği ve karşılarına çıkan iktidar sorununu devrimci bir şekilde çözme iradesini gösterdiği dönemdir. Bu kısacık zaman aralığı işçi sınıfı için muazzam derslerin çıktığı büyük bir toplumsal deney olarak nitelebilir.   Ekim Devrimi, […]

Şubat Devrimi’nden Nisan Tezleri’ne

  2017 yılı boyunca Yeniyol, Ekim Devrimini hatırlamak, tartışmak, dünya halklarına bıraktığı mirası güncelliğiyle ele almak üzere Ekim Dersleri başlığı altında bir dizi toplantı düzenliyor.   2017, Ekim’in yüzüncü yılı olduğu kadar emekçi kitlelerin tarihin sahnesine akın ettiği Şubat’ın da yüzüncü yılıdır. Ekim Dersleri dizisinin bu ilk toplantısında Çarlık rejiminin alaşağı edilişinden Lenin’in Bolşevik Parti’nin […]

50. Yılı Vesilesiyle: DİSK ve Sınıf Mücadelesi

  DİSK’in kuruluşunun ellinci yılı vesilesiyle belleğimizi ve bilincimizi tazelemek açısından bir yeniden değerlendirmeye ihtiyaç var. DİSK’i yaratan koşullar, karşılaştığı sorunlar, kendi iç gerilimleri ve dinamikleri “geçmiş’le sınırlı olmayan bir öneme sahip. Yakın zamanda yapılan ve sürmekte olan bir dizi çalışmanın yanı sıra bunları güncelleştirecek tartışmalara da ihtiyaç var. Yeni bir dalga ortaya çıkana kadar […]

John Berger’in Anısına

  “Ben galiplerin değil, onların korktuğu mağlupların arasındayım. Galiplerin devri her zaman kısadır; mağlupların ise anlatılamayacak kadar uzun” diyerek hayatını aşağıdakilerin hikayelerini anlatmaya adamış, Zapatistalardan, Filistin’e, Kara Panterler’e kadar ezilenlerin mücadelelerine destek sunmuş, burjuva kültürünün yetkin bir eleştirmeni olmuş, ömrünün sonuna kadar başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanmış çağımızın en önemli entelektüellerinden birisini yitirdik.   […]

Yeniyol Film Gösterimleri: Özgürlük Rüzgarı

  1920’li yılların başlarında İrlanda, İngiltere’nin bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir. İngiliz askerlerin İrlanda halkına zulmü hâlâ sonlanmamıştır. Damien bu vahşete şahitlik eden binlerce insandan biridir. Bir süre sonra kendisini bu şiddete karşı bir şeyler yapmak zorunda hisseder ve İrlandalı cumhuriyetçilerin safına katılır. Ancak barış ve barışın getireceği yeni acılar yakındır.   Ken Loach’un çektiği […]

Yeniyol Film Gösterimleri: My Name is Joe

  40’larına merdiven dayamış Joe Kavanagh, Glasgow halkının çoğu gibi işsizlik ve niteliksiz işler arasında gidip gelmektedir. Eski bir alkolik olan Joe, aynı zamanda suça eğilimli prekerlerden oluşan bir futbol takımına da antrenörlük yapmaktadır.   Ken Loach’un tutunmaya çalışan Glasgowlunun hikayesini anlattığı 1998 yapımı filmi Cannes’da başrol oyuncusu Peter Mullan’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü […]

Fransa: Sınıf Savaşlarında Yeni Bir Dönemeç

  Fransa yeni bir toplumsal direniş dalgasına tanık oluyor. Çalışma Bakanı Myriam El Khomri’nin adıyla anılan çalışma yasa tasarısına karşı, 2010’daki emeklilik reformuna karşı düzenlenen devasa mücadelelerin ardından neredeyse yaprağın kımıldamadığı Fransa’da kitleler tekrar sokaklarda. 2015’deki IŞİD saldırılarının ardından ilan edilen olağanüstü hal koşullarından da faydalanarak yürürlüğe konmak istenen yasa, çalışma koşullarını neoliberalizmin ihtiyaçların uygun, […]

Belgesel Gösterimi ve Yönetmen Zafer Aydın’la Söyleşi: Çoban Ateşlerinin Yandığı Yerde, KAVEL’de!

  1963 yılında Kavel Kablo Fabrikası işçileri, Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihine damgasını vuran bir direniş gerçekleştirdiler.   Grevi önemli hale getiren en belirgin unsur, 1961 Anayasası’nın işçilere tanıdığı grev hakkının nasıl kullanılacağına ilişkin yasal düzenleme olmadan, üstelik İş Yasası’nda grev yasağı sürerken yapılmış “kanunsuz” bir grev olmasıydı.   Söyleşi: Zafer Aydın   Tarih: 28.05.2016 […]

Metal Fırtınadan Bugüne İşçi Hareketinin Bilançosu

  Geçtiğimiz yıl, Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında, Türk Metal’in imzaladığı ve işçi sınıfına ihanet niteliğindeki toplu iş sözleşmesi, önce bu fabrikanın işçilerinin ardından ise Ford, Tofaş, Türk Traktör gibi büyük fabrikalar ve bunlara malzeme sağlayan başka bazı fabrikaların işçilerinin ayağa kalkmasına neden olmuştu. Son yılların en yaygın ve etkili işçi eylemi, sadece patron örgütü MESS’i […]