hayatım

Türkçeye Çeviren Müntekim Öçmen
İkinci Baskı Ekim 1999, 620 Sayfa

İÇİNDEKİLER
Önsöz
1. Yankova
2. Komşular ve İlköğretim
3. Aile ve Okul
4. Kitaplar ve İlk Çatışmalar
5. Kır ve Kent
6. Dönüm Yılı
7. İlk Devrimci Örgüt
8. İlk Mahpusluklarım
9. Birinci Sürgün
10. Birinci Kaçış
11. Birinci Göç
12. Parti Kongresi ve Bölünme
13. Rusya’ya Dönüş
14. 1905
15. Hüküm, Sürgün ve Kaçış
16. İkinci Göç/Alman Sosyalizmi
17. Yeni Devrime Hazırlık
18. Savaşın Başlangıcı
19. Paris ve Zimmerwald
20. Fransa’dan Atılıyorum
21. İspanya’da
22. New York
23. Bir Toplama Kampında
24. Petrograd’da
25. Karaçalıcılar
26. Temmuz’dan Ekime’e
27. Ölüm Kalım Gecesi
28. 1917’de “Troçkizm”
29. İktidarda
30. Moskova’da
31. Brest-Litovsk Görüşmeleri
32. Barış
33. Svajsk’da Bir Ay
34. Tren
35. Petrograd Savunması
36. Askeri Muhalefet
37. Savaş Stratejileri Üzerine Anlaşmazlıklar
38. Yeni Ekonomi Politikası ve Lenin’le İlişkilerimiz
39. Lenin’in Hastalığı
40. Epigonların Komplosu
41. Lenin’in Ölümü ve İktidarın El Değiştirmesi
42. Parti İçindeki Mücadelenin Son Dönemi
43. Sürgün
44. Gurbet
45. Vizesiz Gezegen
Kronoloji

1905 ve 1917 Petrograd Sovyeti başkanı, Kızıl Ordu kurucusu ve başkomutanı, Dışişleri Halk Komiseri, Devrimin en keskin beş yılında Lenin’le birlikte ön safta mücadele eden Troçki 1929’da sürgün edildiği İstanbul’da otobiyografisini yazdı. Otobiyografi bir edebi tür olarak değil bir mücadele aracı olarak; kendi geçmisini anlatmaktan çok geçmiş kuşaklar, mücadelelerle gelecek arasında bağlantı kurmak için özel bir önem taşımaktadır. Yine de anlatılan bir otobiyografi olduğuna göre yazarın kişiliği eser boyunca kendini hissetirecektir. ‘Troçki’nin kişiliği, düşüncesi, eylemleri ve duygularının üç belirleyici özelliği vardır: gençliğinden beri emekçi sınıf ve onların kurtuluşu için angajmanına yol açan, her türlü baskı ve haksızlığa karşı derhal başkaldırma özelliği; toplumsal gerçekliğin rasyonel olarak anlaşılması ve açıklanması yolundaki önlenemez dürtü, ki bu, toplumsal gerçekliğin etkili bir şekilde değiştirilmesinin önkoşuludur; tarih ve dünyayı, birbiri ile çelişkili süreçler, ilerleme ve gerileme, evrim ve devrim, devrim ve karşı-devrim, mantık ve mantıksızlık, insani ve insanlık-dışı durumların sürekli bir mücadele içinde olduğu ve önceden nasıl sonuçlanacağını bilmediğimiz süreçler olarak kavrama özelliği, yani diyalektiğe olan derin ve benzersiz inancı.”

Ernest Mandel