Kobane


İslam Devleti’ne karşı bölgede tek direniş cephesi olarak beliren Kobane’de durumun vahameti jeostratejik ve reel politik bir takım hesapları anlamsız kılan bir aciliyet kazanmıştır.

Radikal cihatçı akımların yarattığı tehlike ve direnişin selameti göz önüne alındığında PYD’ye ilişkin değerlendirmeler konusundaki anlaşmazlıklar ikincil bir öneme bile sahip değildir. Kobane’nin düşmesi halinde ortaya çıkacak tablo askeri bakımdan bir mevziin yitirilmesi değil yanı başında olup biteni yalnızca bir mültecilik meselesi olarak algılayıp onlar gibi hayat memat meselesi olarak görmeyen herkesi etkileyecektir.

AKP devletinin çözüm adı altında sunduğu pasifizasyon ve oyalama sürecinin Kürt halkı nezdinde yarattığı hayal kırıklığı, Kobane’ye destek seferberliğini Abdullah Öcalan’ın ve çağrıyı yapan HDP’nin dahi denetlemekte zorlandığı bir öfke patlamasına dönüştürmüştür. AKP Kürt halkının mücadelesi karşısında rejimin geleneksel reflekslerini tekrar devreye sokarak, milliyetçi duyguları kışkırtarak, intikamcı bir dil kullanarak, şiddet aygıtlarını seferber ederek   topluluklararası bir çatışmaya dönüşme eğilimini açığa vuran bu olayları tırmandırmaktan çekinmemiştir.

Bu sürecin derinleşmesinin şüphesiz ki Kobane’de cansiperane sürdürülen direnişe bir katkısı olmayacaktır. Yarın çok daha ağır bir durumla karşı karşıya kalmamak için Kobane savunmasının elini sağlamlaştıracak, direnişçilere somut desteği temel alan faaliyetlere ihtiyaç vardır.

AKP’nin bölgeye dair yürüttüğü politikaların halkların çıkarlarını gözetmek şöyle dursun tümüyle emperyal motivasyonlara dayandığı aşikâr olmakla birlikte mevcut güç ilişkileri içerisinde direnişin ayakta kalmasını sağlayacak desteğin de ancak hükümete baskı yaparak sağlanabileceği atlanmamalıdır. Direnişin selametini sağlayacak olan sözel bir radikalizm değil, dayanışmanın ve desteğin niteliğidir. Sosyalistlerin önünde duran öncelikli görev ise AKP’nin milliyetçi  konsensüse dayanarak bir olağanüstü hal rejimi tesis etme hevesine karşın sokakta, işyerlerinde, üniversitelerde geniş bir dayanışma hareketi oluşturarak gözlerin tekrar Kobane’ye çevrilmesini sağlamak, barbarlığa karşı bu son kalenin güçlendirilmesine destek olmaktır.

 

Bıji Berxwedana Kobane!

Kobane Düşmeyecek!